Meşveret Meclisi kim yaptı ?

umudumvar

Global Mod
Global Mod
Meşveret Meclisi: Kim Kurdu ve Ne Amaçlandı?

Herkese merhaba! Bugün, tarihimizin önemli bir kurumsal yapısına, "Meşveret Meclisi"ne dair biraz daha derinlemesine bir bakış atmak istiyorum. Son zamanlarda bu konuda bazı araştırmalar yaparken, hem tarihsel gelişimi hem de günümüze yansıyan etkileri üzerine düşündüm. Meşveret Meclisi, Osmanlı İmparatorluğu’ndan günümüze uzanan bir miras bırakmış bir yapıdır. Ancak, bu yapının ortaya çıkışı ve işleyişi, sadece tek bir liderin ya da yönetici sınıfının değil, toplumun geniş kesimlerinin etkisiyle şekillenen bir süreçtir. Bu yazımda, Meşveret Meclisi’ni kimlerin kurduğunu, tarihsel rolünü ve hala geçerli olup olmadığını ele alacağım. Hem kendi deneyimlerimden hem de elde ettiğim verilerden faydalanarak, farklı bakış açılarını da bu tartışmaya dahil edeceğim.

Meşveret Meclisi’nin Tarihsel Kökenleri

Meşveret Meclisi, Osmanlı İmparatorluğu'ndaki en önemli danışma organlarından birisidir. 19. yüzyılda, özellikle Tanzimat dönemi ile birlikte devletin yapısında köklü değişiklikler yaşanmış ve halkın da yönetime daha fazla katılımı sağlanmaya çalışılmıştır. Ancak, Meşveret Meclisi’nin temelleri sadece Tanzimat dönemine değil, Osmanlı İmparatorluğu'nun daha eski dönemlerine de dayanır. Osmanlı'da, padişahların kararlarını alırken danışmanlarıyla sıkça görüştüğü ve bu görüşmelerin adeta bir meşveret havasında geçtiği bilinir. Bu, aslında halkın, hükümetin aldığı kararlara dahil olma noktasında önemli bir adımdı. Ancak gerçek anlamda Meşveret Meclisi, 1839’da ilan edilen Tanzimat Fermanı ve sonrasında kurulan Meclis-i Vükelâ ile kurumsallaşmıştır.

Tanzimat dönemi, sadece idari reformlarla değil, aynı zamanda toplumsal yapının yeniden şekillenmesiyle de bağlantılıydı. Bu dönemde, hükümetin yönetim anlayışına halkın daha fazla katılımı gerektiği fikri ön plana çıkmıştı. Dolayısıyla Meşveret Meclisi, bu dönemde bir tür “halkla yönetim” anlayışının ilk adımlarından birisiydi. Padişahlar, önemli kararlarını alırken, Meşveret Meclisi’nde bulunan farklı görüşlerden faydalanmayı hedefliyorlardı.

Meşveret Meclisi’nin Amaçları ve İşleyişi

Meşveret Meclisi, esasen bir danışma organıydı. Bu meclisin kurulmasındaki temel amaç, yönetimle halk arasındaki ilişkiyi güçlendirmek ve kararların daha adil bir zeminde alınmasını sağlamaktı. Osmanlı’da, hükümetin aldığı kararlar genellikle padişah ve yüksek rütbeli devlet görevlilerinin katıldığı toplantılarda alınırdı. Ancak, halkın beklentilerini yansıtan, devletin işleyişini hızlandıran ve çözümler üreten bir meclisin eksikliği olduğu düşünülüyordu.

Bu meclis, çeşitli alanlardan gelen öneriler doğrultusunda karar almak amacıyla kuruldu. Devletin yönetiminde, hukuk, eğitim, ekonomi gibi konularda alınacak kararlar, sadece padişahın değil, farklı toplum kesimlerinin de katkı sunduğu bir platformda şekillendi. İlerleyen yıllarda, bu yapının daha da formalize edilmesi ve yasal çerçeveye kavuşturulması sağlanarak, 1876 yılında Kanun-i Esasi ile meşveret sistemi anayasaya dahil edilmiştir.

Erkeklerin Stratejik Bakış Açısı: Karar Almanın Etkileri

Erkeklerin tarihsel olarak, yönetim organlarında daha fazla yer almış olmalarının etkisiyle, Meşveret Meclisi’ndeki katkılarının çoğu genellikle stratejik odaklıydı. Özellikle devletin yönetimiyle ilgili, büyük siyasi kararların alındığı bu tür meclislerde, erkeklerin katılımı genellikle sonuç odaklıydı. Erkekler, genellikle kararların toplumsal ve ekonomik etkilerini hızlıca analiz etmeye ve çözüm odaklı hareket etmeye çalışmışlardır. Bu bağlamda, Meşveret Meclisi’nde alınan kararlar, çoğu zaman devletin yönetim biçimini değiştirecek boyutta oluyordu.

Osmanlı’daki erkek yönetici sınıfı, hükümetin yönetilmesinde en çok ne tür reformlar gerektiğine dair fikir yürütmüş ve bu doğrultuda kararlar almışlardır. Bu stratejik bakış açısının getirdiği en büyük avantajlardan biri, devletin hızlıca çözüm üretmesiydi. Ancak, bu tür stratejik kararlar bazen halkın gerçek ihtiyaçlarını göz ardı edebiliyordu. Bu durum, bazı yanlış kararların alınmasına neden olabiliyordu.

Kadınların Bakış Açısı: Empati ve Toplumsal Etkiler

Kadınların Meşveret Meclisi’ne dahil olmamış olması, aslında bu meclisin en büyük eksikliklerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Çünkü tarihsel olarak, kadınların toplumdaki yerleri sınırlı olduğu için, onların empatik bakış açıları ve toplumsal etkiler üzerine fikirleri genellikle dışarıda kalmıştır. Ancak, toplumsal yapıda ve bireysel ilişkilerde kadınların rolü göz önünde bulundurulduğunda, onların daha duyarlı ve ilişki odaklı bir perspektife sahip oldukları söylenebilir. Bu bağlamda, kadınların meşveret süreçlerinde yer alması, sadece stratejik kararların değil, toplumsal dayanışma ve empati gerektiren kararların da daha etkin bir şekilde alınmasına olanak sağlayabilirdi.

Kadınların meşveret süreçlerine dahil olmamaları, aslında toplumsal yapının büyük bir kısmının sesinin duyulmadığı anlamına geliyordu. Bu eksiklik, Osmanlı İmparatorluğu’nda alınan kararların toplumun tüm kesimlerinin ihtiyaçlarını yansıtamadığı zamanlar yaşanmasına yol açtı.

Meşveret Meclisi’nin Güçlü ve Zayıf Yönleri

Meşveret Meclisi’nin güçlü yönü, halkın karar alma sürecine katılımını sağlamasıydı. Bu meclis, sadece tek bir kişinin egemenliği yerine, toplumun farklı kesimlerinin de görüşlerinin alınmasına olanak tanımıştı. Ancak zayıf yönü, kadınların ve alt sınıfların bu süreçte yer alamamış olmasıydı. Ayrıca, kararların alınmasında bazen kişisel çıkarlar ve hiyerarşik yapıların etkisi göz ardı edilmiştir.

Sonuç: Bugün ve Gelecekte Meşveret Usulü

Bugün, Meşveret Meclisi’nin fonksiyonu farklı bir biçimde devam etmiyor olsa da, toplumsal karar alma süreçlerinin gelişmiş ülkelerde hâlâ bu model üzerine kurulduğunu söyleyebiliriz. Hükümetler, meclisler ve yerel yönetimler aracılığıyla halkın görüşlerini alıyor, katılımcı bir demokrasi anlayışını benimsiyorlar. Ancak, her toplumda farklı bakış açıları, her bireyin katılımı ile zenginleşir.

Meşveret Meclisi’nin tarihsel rolü, yalnızca bir yönetim organı değil, aynı zamanda toplumsal katılımı teşvik eden bir kurumdu. Bugün, bu anlayış daha geniş bir perspektifte ele alınmalı ve modern toplumlarda her bireyin fikirlerinin eşit şekilde değerlendirildiği kararlar alınmalıdır.

Peki, sizce meşveret usulünün günümüz toplumlarındaki yerini nasıl daha etkin hale getirebiliriz? Katılımcı demokrasinin daha güçlü olabilmesi için hangi adımlar atılabilir? Bu konuda düşüncelerinizi paylaşmanızı çok isterim!
 
Üst